The first row is for desktop, and second row is for Tab and Mobile.
You can right click on this text and use Navigator for easy editing. This text message is hidden on all screens using Advanced/responsive tab on left.

Categories

Sosyal Medya ve Ekran Kullanımının Ergenlerin Sınav Hazırlık Sürecine Etkileri

Sosyal Medya ve Ekran Kullanımının Ergenlerin Sınav Hazırlık Sürecine Etkileri

Ergenlik Döneminde Ekran Kullanımı ve Sınav Başarısı

LGS, YKS ve benzeri merkezi sınavlara hazırlık süreci; öğrencinin uzun süreli dikkatini korumasını, düzenli çalışmasını, bilgiyi öğrenip hatırlamasını, uyku düzenini sürdürmesini ve çalışma planına bağlı kalmasını gerektirir.

Günümüzde akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, kısa videolar, çevrim içi oyunlar ve diğer dijital içerikler ergenlerin günlük yaşamının önemli bir parçası haline gelmiştir. Teknolojinin eğitim açısından önemli fırsatlar sunduğu açıktır. Ancak özellikle amaç dışı, kontrolsüz ve problemli ekran kullanımı, sınav hazırlığı açısından öğrencinin ihtiyaç duyduğu bazı temel becerilerle çatışabilmektedir.

Bilimsel literatürdeki sistematik derlemeler ve meta-analizler incelendiğinde; özellikle problemli akıllı telefon kullanımı, sosyal medya kullanımı, ders sırasında çoklu görev davranışı, uyku bozulması ve bazı ekran temelli etkinlikler ile akademik performans arasında çoğunlukla olumsuz ilişkiler bildirildiği görülmektedir. Bununla birlikte, her ekran kullanımının zararlı olduğu veya ekran süresinin tek başına öğrencinin başarısını belirlediği söylenemez. Ekranın ne amaçla, ne zaman, ne kadar ve hangi davranışın yerine kullanıldığı önemlidir.

1. Dikkat Süresini ve Odaklanmayı Zorlaştırabilir

Sınava hazırlanan bir öğrencinin en önemli ihtiyaçlarından biri uzun süre boyunca tek bir göreve odaklanabilmesidir. Ancak sosyal medya ve kısa içerik tüketimi, öğrenciyi sürekli olarak yeni ve hızlı uyaranlarla karşı karşıya bırakabilir.

2026 yılında yayımlanan bir sistematik derleme, 10–19 yaş arasındaki ergenlerde sosyal medya kullanımı ile özellikle dikkatsizlik ve dürtüsellik belirtileri arasındaki ilişkiyi inceleyen 25 çalışmayı değerlendirmiştir. Çalışmaların çoğunda problemli sosyal medya kullanımı ile özellikle dikkatsizlik arasında anlamlı ilişkiler bildirilmiştir. Araştırmacılar bununla birlikte çalışmaların önemli bölümünün kesitsel olması nedeniyle ilişkinin yönü konusunda kesin nedensellik kurulamayacağını da belirtmiştir.

Başka bir sistematik incelemede ise yoğun/problemli dijital teknoloji kullanımının çocuk ve ergenlerde çalışma belleği, ketleme, bilişsel esneklik ve dikkat gibi yürütücü işlevlerle olumsuz ilişkiler gösterebildiği bildirilmiştir.

Bu durum sınava hazırlık açısından önemlidir. Çünkü bir öğrencinin masada 3 saat bulunması, gerçekten 3 saat çalıştığı anlamına gelmez. Telefon bildirimleri, sosyal medya kontrolü, mesajlaşma veya kısa video araları çalışma sürecinin sürekli bölünmesine neden olabilir.

2. “Ders Çalışırken Telefona Bakmak” Ayrı Bir Risk Oluşturabilir

Burada yalnızca toplam ekran süresine bakmak yeterli değildir.

Örneğin bir öğrencinin günde iki saat telefon kullanması ile iki saat boyunca ders çalışırken sürekli WhatsApp, Instagram, TikTok veya diğer uygulamaları kontrol etmesi aynı durum değildir.

Ergenlerle yapılan bir araştırmada, ders çalışma sırasında sosyal medya ile çoklu görev yapma davranışının akademik performansla negatif yönde ilişkili olduğu; bu ilişkide dikkat kontrolünün önemli bir rol oynadığı bulunmuştur. Araştırma 637 lise öğrencisini kapsamıştır. Daha sık sosyal medya çoklu görevi yapan öğrencilerde daha düşük dikkat kontrolü ve daha düşük akademik performans gözlenmiştir.

Başka bir araştırmada da günlük yaşamda daha sık medya çoklu görevi yapan ergenlerin matematik ve İngilizce standart testlerindeki performanslarının ve çalışma belleği performanslarının daha düşük olduğu bildirilmiştir.

Bu nedenle sınav hazırlığında temel sorun yalnızca:

“Öğrenci telefonu kaç saat kullanıyor?”

değil;

“Öğrenci ders çalışırken telefonunu ne kadar kontrol ediyor?”

sorusudur.

3. Problemli Akıllı Telefon Kullanımı Akademik Başarıyla İlişkili

2024 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde, 29 çalışma ve toplam 48.490 katılımcının verileri incelenmiştir.

Araştırmanın sonucunda problemli akıllı telefon kullanımı ile akademik başarı arasında küçük fakat istatistiksel olarak anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur. Araştırmacılar problemli akıllı telefon kullanımının akademik başarıdaki düşüşle ilişkili olabilecek faktörlerden biri olduğunu belirtmiştir.

2025 yılında yayımlanan ve 2013–2025 arasındaki araştırmaları inceleyen başka bir sistematik derleme ise 34 çalışmayı değerlendirmiştir. Çalışmaların çoğunda, ders dışı/amaç dışı akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı ile akademik başarı arasında negatif ilişkiler raporlandığı görülmüştür.

Bu bulgular, “telefon kullanan her öğrencinin başarısı düşer” anlamına gelmez. Daha çok kontrol edilemeyen, dersin veya günlük sorumlulukların önüne geçen ve çalışma sürecini bölen kullanım biçiminin akademik açıdan daha problemli olduğunu göstermektedir.

4. Ekran Kullanımı Çalışma Zamanını Fark Ettirmeden Tüketebilir

Sınava hazırlık sürecinde öğrencinin en değerli kaynaklarından biri zamandır.

Bir öğrencinin “5 dakika Instagram’a bakacağım” diyerek telefona yönelmesi yalnızca o 5 dakikayı kaybetmek anlamına gelmeyebilir. Telefon kontrolü; çalışmanın bölünmesine, tekrar odaklanma ihtiyacına ve planlanan çalışma süresinin parçalanmasına yol açabilir.

Bu nedenle sınav hazırlığında zaman yönetimi ile dikkat yönetimi birbirinden ayrı düşünülemez.

Özellikle kısa video ve sürekli yeni içerik sunan platformlarda amaç dışı kullanım, öğrencinin çalışma planında öngörülmeyen çok sayıda küçük kesinti oluşturabilir.

Bu kesintiler tek tek küçük görünse de gün boyunca bir araya geldiğinde öğrencinin gerçek çalışma süresini ciddi biçimde azaltabilir.

5. Gece Ekran Kullanımı Uyku Düzenini Bozabilir

Sınav başarısı yalnızca masada geçirilen süreyle değil, öğrencinin fiziksel ve zihinsel toparlanmasıyla da ilişkilidir.

Çocuklar ve ergenlerde ekran kullanımı ile uyku arasındaki ilişkiyi inceleyen 67 çalışmalık sistematik bir incelemede, çalışmaların %90’ında ekran kullanımı ile daha kısa uyku süresi veya daha geç uyuma zamanı arasında olumsuz ilişki bulunmuştur. Araştırmacılar nedenselliğin her çalışma açısından kesin olarak gösterilemediğini de belirtmiştir.

Daha güncel bir sistematik derleme ve meta-analiz de gençlerde sosyal medya kullanımı, uyku ve ruhsal iyi oluş arasındaki ilişkileri inceleyen 182 çalışmayı ve 1 milyondan fazla katılımcıyı değerlendirmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü de çocuk ve ergenlerde özellikle rekreasyon amaçlı ekran kullanımının sınırlandırılmasını önermektedir. WHO’nun 5–17 yaş grubuna yönelik fiziksel aktivite, sedanter davranış ve uyku kılavuzunda daha fazla sedanter davranışın daha kısa uyku süresiyle ilişkili olduğu belirtilmektedir.

Uyku bozulduğunda öğrenci ertesi gün:

  • daha yorgun hissedebilir,
  • derse odaklanmakta zorlanabilir,
  • çalışma motivasyonu düşebilir,
  • gün içindeki verimliliği azalabilir,
  • planlanan çalışma süresini tamamlamakta zorlanabilir.

Dolayısıyla ekranın sınav başarısına etkisi yalnızca “telefon başında geçirilen süre” üzerinden değil, uyku düzeni üzerinden oluşabilecek dolaylı etkiler üzerinden de değerlendirilmelidir.

6. Sürekli Dijital Uyarana Alışmak Uzun Süreli Çalışmayı Zorlaştırabilir

Sınava hazırlık, hızlı ödüller veren bir etkinlik değildir.

Bir matematik konusunu öğrenmek, 100 soru çözmek, yanlışları analiz etmek veya bir denemeyi dikkatli şekilde değerlendirmek sabır ve süreklilik gerektirir.

Sosyal medya ise kullanıcıya çok kısa aralıklarla yeni içerikler, bildirimler ve sosyal geri bildirimler sunabilir.

Bu iki deneyim birbirinden oldukça farklıdır.

Bu nedenle öğrencinin gün içerisindeki boş zamanlarının büyük bölümünü sürekli ve hızlı dijital uyaranlarla geçirmesi, uzun süreli ve düşük uyarıcılı akademik görevleri sürdürmesini zorlaştırabilecek bir davranış örüntüsü oluşturabilir.

Ancak burada da dikkat edilmesi gereken nokta, bunun her öğrenci için aynı şekilde gerçekleştiğinin söylenemeyeceğidir. Araştırmalar; kullanım amacı, içerik türü, aile tutumu, sosyoekonomik koşullar, öğrencinin bireysel özellikleri ve kullanımın problemli olup olmaması gibi faktörlerin sonuçları değiştirebildiğini göstermektedir.

7. Ekran Süresi Tek Başına Yeterli Bir Ölçüt Değildir

Bilimsel literatürde önemli bir ayrım bulunmaktadır:

“Ekran kullanımı” ile “problemli ekran kullanımı” aynı şey değildir.

Örneğin;

  • online ders izlemek,
  • eğitim videosu takip etmek,
  • soru çözüm uygulaması kullanmak,
  • dijital kaynaklardan araştırma yapmak

ile;

  • saatlerce kısa video izlemek,
  • sürekli sosyal medya kontrol etmek,
  • ders sırasında mesajlaşmak,
  • gece geç saatlere kadar telefonda kalmak

aynı kategoride değerlendirilmemelidir.

2019 yılında yayımlanan ve 58 çalışmayı içeren sistematik derleme ve meta-analiz, toplam ekran süresi ile akademik performans arasında genel olarak net bir ilişki bulmamış; ancak televizyon izleme ve video oyunu oynama gibi belirli ekran aktivitelerinin akademik performansla negatif ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu ilişkinin ergenlerde çocuklara göre daha belirgin olduğu da raporlanmıştır.

Bu nedenle öğrencinin ekran kullanımını değerlendirirken yalnızca “günde kaç saat?” sorusunu sormak yeterli değildir.

Daha doğru sorular şunlardır:

Ne için kullanıyor?
Ne zaman kullanıyor?
Ders çalışırken kullanıyor mu?
Uyku saatini etkiliyor mu?
Kullanımını kendi isteğiyle durdurabiliyor mu?
Telefon kullanımı günlük sorumluluklarının önüne geçiyor mu?

8. Sınav Hazırlığında Asıl Problem “Teknoloji” Değil, Kontrolsüz Kullanımdır

Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak gerçekçi olmadığı gibi gerekli de değildir.

Günümüzde öğrenciler dijital kaynaklardan soru çözebilir, konu anlatımı izleyebilir, deneme sonuçlarını takip edebilir ve öğretmenleriyle iletişim kurabilir.

Dolayısıyla hedef “ekransız bir öğrenci” oluşturmak değil, ekranı amacına uygun kullanabilen bir öğrenci yetiştirmektir.

Dünya Sağlık Örgütü de dijital teknolojilerin gençlerin yaşamında hem olumlu hem olumsuz etkilerinin bulunabileceğini vurgulamakta; teknolojinin etkisinin kullanım biçimine ve bireysel/çevresel faktörlere göre değişebildiğini belirtmektedir.

Bu nedenle sınav döneminde öğrenciler için en sağlıklı yaklaşım:

“Telefonu tamamen bırak.”

demekten ziyade,

“Telefonun senin çalışma düzenini yönetmesine izin verme.”

yaklaşımıdır.

Sınava Hazırlanan Öğrenciler İçin Pratik Ekran Yönetimi

Araştırmalardan çıkan genel çerçeve doğrultusunda öğrencilerin şu alışkanlıkları geliştirmesi faydalı olabilir:

1. Ders sırasında telefon görüş alanından çıkarılmalı

Telefonun masanın üzerinde bulunması, kullanılmasa bile dikkat açısından gereksiz bir uyaran oluşturabilir. Özellikle ders çalışma sırasında telefonun başka bir yerde tutulması tercih edilebilir.

2. Bildirimler sınav döneminde azaltılmalı

Sosyal medya, mesajlaşma ve diğer uygulamaların bildirimleri kapatılarak çalışma sırasında dikkat bölünmeleri azaltılabilir.

3. Sosyal medya için belirli zaman aralıkları belirlenmeli

“Canım istediğinde bakarım” yerine belirli zamanlarda ve belirli sürelerle kullanmak, kontrolsüz kullanımı azaltmaya yardımcı olabilir.

4. Uyku öncesi ekran kullanımı sınırlandırılmalı

Özellikle gece geç saatlere kadar sosyal medya kullanmak yerine düzenli bir uyku rutini oluşturulmalıdır.

5. Ders çalışırken çoklu görevden kaçınılmalı

Ders + Instagram, ders + WhatsApp veya ders + video gibi eş zamanlı kullanımlar yerine öğrencinin tek bir akademik göreve odaklanması tercih edilmelidir.

6. Ekran süresinden çok ekranın işlevi takip edilmeli

Öğrencinin günlük ekran süresi kadar, bu sürenin ne kadarının eğitim, iletişim, eğlence ve sosyal medya için kullanıldığı da değerlendirilmelidir.

Sonuç

Bilimsel araştırmaların genel tablosu, problemli sosyal medya ve akıllı telefon kullanımının; dikkat, yürütücü işlevler, uyku düzeni ve akademik performans gibi sınav hazırlığı açısından önemli alanlarla olumsuz ilişkiler gösterebildiğini ortaya koymaktadır. Özellikle ders sırasında sosyal medya kullanımı ve medya çoklu görevi konusunda akademik performansla negatif ilişkiler bildiren çalışmalar bulunmaktadır.

Bununla birlikte bilimsel açıdan doğru yaklaşım, “her ekran kullanımı zararlıdır” demek değildir. Araştırmaların bir bölümü gözlemsel ve kesitsel olduğundan, ekran kullanımının akademik başarının doğrudan nedeni olduğunu her durumda söylemek mümkün değildir. Ayrıca ekranın kullanım amacı, içerik türü, öğrencinin bireysel özellikleri ve aile/okul ortamı sonuçları etkileyebilir.

Sınav hazırlığında asıl hedef bu nedenle teknolojiyi tamamen ortadan kaldırmak değil; öğrencinin dikkatini, zamanını ve uyku düzenini koruyacak şekilde teknolojiyi yönetebilmesini sağlamaktır.

Çünkü sınav başarısında yalnızca kaç saat çalışıldığı değil, o saatlerin ne kadarının gerçekten odaklanarak geçirildiği önemlidir.

Post A Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir